Sanal müzemiz 24 saat açıktır

YENİ YILA FARKLI BİR MERHABA

Yeni yıl birçokları için yeni umutlar, yeni kararlar, yeni hayaller demek… Fakat bizler bu yazı ile geride bırakılan uzun bir yıla uzanmak istedik ve geçtiğimiz yıl bu sayfada hangi yazılar ile okurlarımıza ulaşmaya çalıştık onları derleyelim bu da farklı bir merhabamız olsun dedik.

2025 yılının ilk ayında Pınar Öztürk’ün kaleminden gücünü renklerden alan kadın Maud Lewis’in renkli ve farklı dünyasına uzandık. Öztürk, Nova Scotia Sanat Galerisi ziyareti sırasında Lewis’in restore edildikten sonra ziyarete açılan evini keşfetmesi sonrasında bu keyifli yazı ile oradaki deneyimlerini ve Maud Lewis’in ilham dolu hayat öyküsünü okuyucuyla buluşturdu.

Sayfanın ikinci yazısını da yine ressam, şair, yazar ve bir bilge olarak tanımlayabileceğimiz Bedri Rahmi’yi Öztürk’ün kaleminden, onun bakış açısıyla takip etik. Bu keyifli yazının ilhamı Mustafa Ayaz Müzesinde 21 Eylül- 17 Kasım 2024 tarihlerinde gerçekleşen Tutkulu İki Yürek sergisi kapsamında torun Rahmi Eyüboğlu’ndan ‘dedoni ve nenoniyi’ dinlemekti.

Yılın üçüncü yazısı İbrahim Ethem Kandemir’den geldi. 21 Aralık 2024-21 Ocak 2025 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Berkan Mumcu The Unspoken: Konuşulmayanlar” sergisi üzerine kaleme alınan bu yazı ile Mumcu’nun sanat yolculuğuna ve sanat anlayışına, bilinçten bilinçaltına kendi zihinsel dünyasını anlamlandıran katmanlarına uzandık.

Özlem Yıldırım’ın 15 Nisan tarihinin Dünya Sanat Günü olarak kabul edilmesinin tarihçesine değindiği dördüncü yazımızda, BirKültür Girişim Platformunun sanat gününde hazırlıklarını sürdürdüğü yeni bir girişimin heyecanı da paylaşıldı okuyucu ve sanatseverlerle. BirKültür bünyesinde hayata geçirilen sıra dışı mekân HartHurtArt Galeri’de; fantastik seramik eserlerle sıra dışı bir fikirle hayata geçirilecek ve Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinin ilk karma sergisi olma özelliği taşıyacak olan  “Baş Belası Bir Sergi Biriktirmek” duyuruldu.

Mayıs ayında ise Hülya Dağ’ın kaleminden Heritage 2023 deneyimlerini paylaştık. 2025 yılı 28-30 Mayıs tarihleri arasında Özbekistan’ın Semerkant şehrinde yapılacak Haritage Fuarı için davet niteliği de taşıyan yazı aynı zamandan bir konservatör gözünden değerlendirmeler içerdi.

Haziran ayında okurlarına yeniden ulaşan isim Pınar Öztürk oldu. Müze Kumbaram’ın envanter defterinde birinci sıradan kayıtlı ve ToyTay Atlı Oyuncaklar ve Oyunlar sergisinin de çıkış kaynağı kumbarası olan Sallanan Atta Çocuk Kumbarasından ilhamını alan yazı D.H. Lawrence Sallanan At Kazananı Üzerine’ydi. Öztürk, sallanan at ve atlı oyuncaklar üzerine yurt dışı kaynak araştırması yaparken karşılaştığı bir kitap olan ‘Rocking Horse Winner’ üzerine incelemelerini paylaştı bu yazı ile.

Bir sonraki ayın yazısında önceden heyecanlı haberleri duyurulan Baş Belası Bir Sergi bir akademisyenin gözünden, Tolga Ulusoy’un kaleminden ulaştı okurlara. Bu sıra dışı galerinin öyküsünü ilk hayal edildiği andan başlayarak anlatan Ulusoy, biriktirme kültürünü odağına alan yine sıra dışı bu sergiyi kendi deneyimleriyle paylaştı bu yazısında bizlerle…

Ağustos ayında Levent Toksoy’un kaleminden bir sembolü ve onun öyküsünü okuma şansı bulduk: Zamanlar ve Uygarlıklar Arasında Zambak: Fleur-De-Lys’in Sembolizmi ve Haritacılıktaki Yeri. Araştırmaları sonrasında sembolün tarihi ve dini kökenlerini, farklı medeniyetlerdeki yerini, haritacılıktaki önemini aktaran Toksoy, bir sembolle çok eski zamanlara götürdü okuyanları.

Bir sonraki yazıda onun gözünden kimi zaman bir sergiyi, kimi zaman deneyimlerini kimi zaman da Müze Kumbaram bünyesinde hayata geçirilen projeleri okumaktan zevk aldığımız Pınar Öztürk’teydi yine kalem. Bu yazı ile 2022’den Geleceğe Müze Kumbaram Araştırma Fonu yolculuğunu tatma şansı bulduk.

İbrahim Ethem Kandemir’in bir sonraki yazısı ile Müze Kumbaramın sürdürdüğü bir gelenek olan Dünya Kartpostal Günü 2025 yılı etkinliğine uzandık. Bu yıl sağlanan işbirliktelikleri beraberinde yüksek katılım ile yoğun gerçekleşen programın detaylarını okumak ve o gün yaşanan heyecanı yeniden duyumsamak okurlar için de keyifli oldu.

Bir sonraki yazı ile genç bir şairin kaleminden ulaştı BirKültür okurlarına. İkra Efsun Dalkılıç’ın dilinden BirKültür bünyesinde yapılan Pembe Köşk ziyaretini ve genç yazarımızın izlenimlerini ve duygularını paylaştık. Onun gözünden tarihin eşiğinde durmaktı bu gezi: Seslerin ve tarihlerin kapıların gerisinde kaldığı, zamanın düz bir çizgi gibi akmadığı; kıvrılan, bükülen, yer yer duraksayan, geçmişten bu güne gelen bir nefesti.

2025’i Uğurlarken yine bir kartpostal etkinliğiyle keşfedilen bir okul müzesinin içerisinden gönderilen güzel dilekler vesile oldu yıla vedaya. BirKültür için kartpostalın önemini, unutulmaya yüz tutan bu geleneksel haberleşme aracının neden bu denli değerli ve bu denli sürdürülebilir kılınmasına yönelik etkinlikler yürütülüyor bunlar paylaşıldı okurlar ile Özlem Yıldırım kaleminden.

BirKültür son yıllarda her geçen gün hızını arttırmaya devam eden değişim süreci içerisinde; kültürleri, kaybolmaya yüz tutan gelenekleri korumaya çalışmaya belki de unutulmasının bir nebze olsun önüne geçebilmeye yönelik çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Bu çalışmalar içerisinde gezilen sergiler, ziyaret edilen müzeler, kimi zaman kişisel deneyimler, okunan, incelenen kitaplar, bazı zaman bir simgenin bıraktığı iz, bazı zaman bir duygu bu yazıların ilhamı. BirKültür bu blog sayfası ile her kaleme şans tanımak istiyor; birikimlerin birlikte çoğalacağı düşüncesi ve her deneyimin paylaşılmaya değer olduğu inancıyla.

Bu yılın ilk yazısıyla sayfamızı takip eden değerli okuyucularımızla; hazırlıklarına başladığımız, bizim için heyecan verici güzel bir haberi de paylaşmak isteriz. 2018 yılından bu güne BirKültür’de yer alan tüm yazılarını ve yazarlarını buluşturacağı yepyeni bir biraradalığa hazırlanıyor.

Okumaların ve paylaşımların çoğaldığı güzel bir yıl dileğiyle,

Sevgiyle kalın.